‘Arsadan ev’ projelerine talep katlandı: Ruhsatsız satışlara dikkat, mağdur olmayın! 

Vatandaşın ev sahibi olması imkânsız hale gelince umut arsaya çevrildi. Fakat, uzmanlar yurttaşın ruhsatsız satışlar sebebiyle mağdur olmaması için mevzuat getirilmesini öneriyor. Peki nelere dikkat edilmeli? İşte ayrıntılar...

Türkiye’de konut fiyatlarında son dört senede yaşanan artış yüzde 915’i buldu. Bu durum hanehalkının yüzde 28’ine yakınının kiracı olduğu Türkiye’de, on milyonlarca insanın konut alabilme umudunu yitirmesine sebep oldu. 

Alım gücü ev almaya yetmeyen insanlar önce küçük de olsa bir arsa  ya da araba alarak yatırım yapmaya çalıştı. Ancak, otomobil fiyatları düşüşe geçince de birikim yapmak isteyen insanların elinde tek çözüm arsa kaldı. 

Cumhuriyet’ten Ali Can Polat’ın haberine göre; arsa fiyatları da bu taleple birlikte yüzde 200’lerden fazla oranlarda artış gösterdi.  

 

Geçen yıl Türkiye genelinde toplam gayrimenkul satış adedi 2 milyon 949 bine ulaşırken, bu rakamın 1 milyon 723 binini arsa, tarla, iş yeri ve diğer taşınmazlar oluşturdu. Konut dışı gayrimenkul satışlarının en az yüzde 90’ının arsa ve tarlalardan oluştuğu değerlendirildiğinde bu alanda tüm zamanların yıllık rekoru kırılmış oldu. Konut dışı gayrimenkulün toplam satış içerisindeki payı da yüzde 58,44 ile en yüksek orana yükseldi.

“Arsa ve tarlaya yönelik taleple birlikte dolandırıcılık hadiseleri de arttı”

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı İsmail Özcan, son birkaç yılda konuta erişimin zorlaşmasının daha makul bütçelerle yapılabilen arsa ve arazi yatırımlarını artırdığını belirterek, yüksek meblağların konuşulduğu bu alanın kötü niyetlilerin de ilgisinden kaçmadığını söyledi.

Son dönemde toplam gayrimenkul satışları içerisinde konut dışı yatırımların daha yüksek pay aldığını dile getiren Özcan, “Görece daha makul bütçelerle alınabilen araziler ve hızlı değer artışı eğilimine sahip arsalar yatırımcıların gözdesi haline geldi.” dedi.

Özcan, özellikle kırsal yörelerdeki tarlalara da ilginin artmasıyla bu alanda bazı dolandırıcılık hadiselerinin de yaşanmaya başlandığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı yatırımcıların satın alınacak araziyi görmeden, yerinde ve resmi kurumlarda inceleme yapmadan, sadece fiyatının cazip olduğu algısı ve öngörüsüyle satın almalar yaptığını ve parasal kayıplar yaşadığını, gerçekte öyle bir yerin olmadığını ya da satış yapmak isteyenlere verilen kaporaların buharlaştığı yönünde duyumlar alıyoruz. Satın alınan araziye imarın geleceği, son zamanların popüler konaklama üniteleri olan mobil evlerin (tiny house) koyulabileceği, ürün hasadıyla 3-5 yılda yatırımın geri alınacağı gibi satış argümanlarının gerçekte geçerliliğinin olmadığı durumlarda vatandaşımızın yatırımı heba oluyor.”

“Meslek mensuplarından ve resmi kurumlardan bilgiler doğrulatılmalı”

İsmail Özcan, arsa ve tarla yatırımlarının daha fazla incelemeye konu olması gerektiğini belirterek, “Yatırımcılarımız almayı düşündüğü araziyi dikkatlice incelemeli; mimar, inşaat mühendisi, gayrimenkul danışmanı veya şehir plancısı gibi ilgili meslek mensuplarından ve resmi kurumlardan bilgileri doğrulatmalı; satıcıdan tapu kayıt örneğini ya da takyidat belgesini istemelidir.” diye konuştu.

Arsanın ne kadarına hangi bina türünün yapılabileceğinin, arsanın emsalinin ve çekme mesafelerinin öğrenilmesi gerektiğini vurgulayan Özcan, “Bölgede imar planı yapılması sonrasında kamuya bırakılması gereken parsel bölümlerinden gerekli terklerin yapılıp yapılmadığı bilinmelidir.” açıklamasında bulundu.

“Arazinin bölünebilir olması yapı yapılabileceği anlamına gelmez”

Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Avukat Ali Yüksel de Kovid-19 sonrası vatandaşların şehirlerden uzaklaşmak istemesiyle kırsal alanlarda yapılaşma furyası başladığını anımsatarak, emlak sitelerinde dahi “üzerine konteyner koymaya uygun, villa yapmaya uygun, yazlık yapmaya uygun” şeklinde teşvik edici ifadelerle yayınlanan ilanların arttığını anlattı.

Bazı arazilerin de “ileride ev yapmaya uygun” söylemleriyle satıldığını, yoğun taleple birlikte tarım alanlarının dahi satılmaya başlandığını dile getiren Yüksel, tarım alanlarının ve zeytinliklerin imara açılamadığını, tarlaların parsellenmesinin veya bölünmesinin sıkı kurallara bağlı olduğunu, arazinin bölünebilir olmasının yapı yapılabileceği anlamına gelmediğini vurguladı.

NELERE DİKKAT EDİLMELİ? 

  1. Satıcıdan tapu kayıt örneği ya da takyidat belgesi istenmeli.
  2. Arazi üzerinde devletin ve ilgili belediyenin öngördüğü bir proje çalışmasının olup olmadığı araştırılmalı.
  3. Arsanın kadastrol yola cephesinin bulunup bulunmadığı öğrenilmeli.
  4. İmar durumunu sormalı. 
  5. Markalı arsa denilen gayrimenkul satışlarında vaat edilen projenin yapılıp yapılamayacağı ve konuyla ilgili ruhsat çalışması olup olmadığı belediyeden öğrenilmeli
  6. Satıcı emlakçı, lisansı yetkili kurumlara danışılarak sorgulanmalı.
  7. Şirketin ticaret odalarının bilgilerinden güvenilirliği tespit edilmeli.