Alan Bazlı Dönüşümle Ev Sahipleri Kazançlı Çıkıyor!

Kentsel dönüşümde yeni dönem başladı ve avantajlar artık çok daha net! Özellikle “alan bazlı dönüşüm” modelini tercih eden ev sahipleri hem daha yüksek değer kazanıyor hem de süreci çok daha güvenli bir şekilde tamamlıyor.

Son dönemde İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde dönüşüm projelerinde bireysel değil, toplu ve alan bazlı çözümlere yönelim dikkat çekiyor. Bu model sayesinde ev sahipleri yalnızca metrekare üzerinden değil, yaşam kalitesi, sosyal donatılar ve konum avantajları açısından da ciddi kazançlar elde ediyor.

Uzmanlara göre bu yöntemi seçen vatandaşlar, hem müteahhit seçiminde daha güçlü oluyor hem de daha hızlı tamamlanan projelerle yeni yaşam alanlarına daha erken kavuşabiliyor. Ayrıca devletin sunduğu teşvik ve destekler de, alan bazlı dönüşüm projelerini cazip hale getiriyor.

Gayrimenkul değerleme uzmanları, bu modelin gelecekte daha da yaygınlaşacağını ve bireysel dönüşüm yerine toplu dönüşümün şehir estetiği, güvenliği ve ekonomik getirisi açısından çok daha faydalı olacağını vurguluyor.

 

Kentsel dönüşümde doğru adım atmak isteyen ev sahipleri için alan bazlı dönüşüm; sadece bir seçenek değil, uzun vadeli bir kazanç kapısı!

HİBE, KREDİ VE KİRA DESTEĞİ

 

Hak sahiplerine hangi destekler veriliyor?

Alan bazlı dönüşümde, hak sahiplerine konutlar için 875 bin TL, ticari birimler içinse 437 bin 500 TL hibe veriliyor. Hibe tutarı bina maliyetinden düşürülüyor, arta kalan borç ise uzun vadeli uygun ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor. Hak sahiplerinin borçlanmaya yönelik geri ödemeleri, anahtar teslimini takip eden aydan başlatılıyor. Yani önce evine yerleşiyor, sonra taksitler başlıyor. 120 aya kadar vade imkanı sunulurken, ödeme planları projeye göre değişiyor. Genel uygulamada ödemenin başladığı ilk yıl faiz uygulanmıyor, sonraki yıllar Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranının yarısı kadar güncelleme yapılıyor.

Hibeye rağmen ödeme gücü olmayanlar için nasıl bir yol izleniyor?

 

Ödeme gücü bulunmayan dar gelirli ya da yoksul vatandaşlara ise borçlandırma yapılmıyor, onun yerine ‘oturma hakkı’ tanınıyor. Süreç şöyle ilerliyor; vatandaşın başka mülkü, yoksulluk sınırını aşan geliri yoksa hiçbir bedel istenmeden evi yenileniyor. Vatandaş depreme dirençli hale gelen evine yerleşiyor. Örneğin; evin yıkılmadan önce değeri 1 milyon TL, yeni değeri 5 milyon TL ise 5’te 1 oranında tapuda hissesi oluyor. Yeni evde, eşlerin her ikisi ömür boyu oturuyor. Zaman içinde maddi durumu düzelenler evin kalan hisselerini güncel değerle satın alabiliyor. Eşlerin vefatı halinde alım hakkı mirasçılara geçiyor.